Türk Telekom, 15 Temmuz’un yıldönümüne özel bir film hazırladı. Filmde 1855 Kırım Limanı’na yapılan çıkarmadan, 1915 Çanakkale Savaşı’ndan, Kıbrıs Barış Harekatı öncesi diplomatik ilişkilerden ve 15 Temmuz’dan kesitler yer alıyor.

Türk tarihindeki önemli olayları 178 yıllık kendi tarihi ile bir araya getirmeyi amaçladığı iddia edilen yapımda ilk saniyeler 1855 yılında Kırım Limanı’nda denize kablo bırakılmasıyla ‘telgraf’a gönderme yaparak başlıyor.

1915 Çanakkale Savaşı’nda posta hizmetlerine, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı öncesi manuel bağlanan telefona ve 15 Temmuz darbe girişiminde ise mobil haberleşme ve internet öne çıkıyor.

Lübnanlı Hariri ailesiyle Suud sermayesinin ortak kurduğu Ojer Telecom’a 2005 yılında yüzde 55’i satılan Türk Telekom, keşke Cemal Paşa’nın Şam’da Arap aydınlarını astırdığı olaylara da değinseydi. Ya da tehcir gerekçesiyle Deyrülzor’a sürülürken büyük bir katliama uğratılan Ermeni halkının Anadolu’dan koparılışını ‘telgraf’ notlarıyla an be an izleyen Talat Paşa’nın hatırı kalmasaydı. Geçmiş olayları bugüne bağlamayı beceren senaristler belki dönemin meydan infazlarını ve sürgün yollarını, Suriye kentlerinin Türkiye üzerinden giden silahlarla yerle bir edilmesini de film icabı bile olsa gündeme taşıyabilirlerdi.

KAMU BANKALARININ KREDİSİYLE ÖZELLEŞTİRME

2005’teki ihale sonucunda Ojer Telecom (OTAŞ) şirketin %55 oranında hissesini 6,550 milyar dolara satın aldı. 2013 yılında Türk Telekom’da sahip olduğu yüzde 55 hisseyi teminat göstererek 4,75 milyar dolar tutarında kredi aldı. Ancak alınan kredinin taksitlerini bile geri ödemedi.

Türk bankalarından kullandıkları 4,75 milyar dolar kredi borcunu henüz ödemeyen Arap sermayeli Türk Telekom, belki başka şirinliklerle de borcunu öteleyebilir. Fakat, Türk bankaları öyle düşünmüyor.

Akbank, Garanti Bankası ve İş Bankası, kredi borçlarını ödemeyen Ojer Telekomunikasyon’a ait Türk Telekom’un yüzde 55 hissesini devralmak için Rekabet Kurumu’na (RK) başvuruda bulundu bile.

Bankalar Türk Telekom hisselerini kuracakları bir ortak girişim şirketi (SPV) aracılığıyla devralmayı deneyecek.

‘KREDİ ÖDEMESİ YOKSA TÜRK TELEKOM’U VERİN’

Ojer Telekomunikasyon 2013 yılında Türk Telekom’da sahip olduğu yüzde 55 hisseyi teminat göstererek 4.75 milyar dolar tutarında kredi almış, ancak kredinin taksitlerini geri ödeyememişti.

Bankalar krediyi yeniden yapılandırma müzakerelerinde teminat hisselere el koymayı değerlendirirken 15 Temmuz’lu reklam filmi geldi. ‘Milli irade’ vurgusu yapılan filmde sadece adı Türk olan şirket uzun süre üst düzey AKP’lilere dolgun ücretli ödül kapısı olmuştu.

AKP hükumetlerinde Ulaştırma, Savunma ve Milli Eğitim Bakanlığı yapmış olan İsmet Yılmaz, Türk Telekom’daki istihdamının sonunda siyaset basamaklarında hızla yükselmişti.

Mesela Efgan Ala, Fahri Kasırga, Yiğit Bulut… Erdoğan’ın çevresindeki bu ‘yakın’ isimlerin hepsinin yolu Türk Telekom yönetiminden geçti.

‘Milli irade’ye tamamen ‘duygusal’ gönderme yapan filmde replikler de ilginç.

24 Haziran seçimleri öncesi koşa koşa gidilen ‘Payitaht Londra’ ve Bir İngiliz Casusunun Kraliçe hazretlerinin emirlerini yerine getirirkenki neşeli hali ile diğer dış güçler filmde Birleşik Krallık bayrağı etrafında toplanarak kendine yer bulmuş.

Akan görüntülerde Cenevre’den Bakan Bey ‘hatta’yken, Erdoğan’ın mikrofonik sesi, “Halkın üzerinde bir güç ben tanımadım bugüne kadar” diyor. Sonra Kıbrıs Harekatı’nın şifresi, “Ayşe tatile çıksın” sözleri işitiliyor. Oysa Erdoğan’ların aile boyu Marmaris’ten nasıl döndükleri bile hâlâ bir muamma. En son 15 Temmuz’taki Marmaris ve diğer dosyaları ucundan kıyısından didikleyen gazeteci Ece Sevim Ertürk susturuldu, gözaltına alındıktan sonra tutuklandı.

Atatürk’ün İstiklal Harbi’nde komutasındaki ordulara yaptığı, “Ben size taarruz emretmiyorum” direktifini yine Erdoğan’ın “Milletimizi illerimizin meydanlarına davet ediyorum” ricası tamamlıyor. Ardından da, Atatürk’ün emrinin devamı olan “Ölmeyi emrediyorum” sözleri işitiliyor.

Öldüler de… Fakat 15 Temmuz’da darbe girişimi tam bastırıldıktan sonra sokağa çıkan insanları kim ve nasıl öldürdü, neden balistik incelemeleri yapılmadı hâlâ muamma! Üstelik o emri alan sakallı-cübbeli silahlı milislerin, gencecik askeri okul öğrencilerini kemerleriyle boğan lümpenlerin katlettiği onlarca insanın adı bile anılmıyor.

Erdoğan’ın 15 Temmuz gecesi darbe girişimi için yaptığı ‘Allah’ın lütfu’ açıklaması sonrası ilan edilen OHAL’de yapılan gözaltıların, tutuklamaların, işkencelerin, infazların, toplu kıyımların, işten çıkarmaların da sözü bile edilmiyorken…

20 Temmuz 2016’da ilan edilen ve otomatiğe bağlanan KHK’larla her türlü hak aramanın imkânsız hale geldiği Türkiye’de son KHK ile 20 bine yakın kamu emekçisi sokağa bırakılmışken…

Ağır ihmal ve sorumsuzluk sonucu meydana gelen tren kazasında 24 kişi can vermişken…

Türkiye ne hukuksuz uygulamalar, ne Anayasa ve yasaların askıya alınmasıyla, ne de her gün ölüm tuzaklarıyla can veren insanlara yanıyor.

Varsa yoksa Başkanlık merasimi…

Yeryüzünün ne kadar despotu, diktatörü varsa hazır ve nazır!

Mehter vuracak, top atılacak, basılan 1 liralık hatıra paralar verilecek…

Kimin umurunda Türk Telekom’un milli irade sosuyla kapatmaya çalıştığı ve ödemediği borçları ve Saray’ın usulsüz harcamaları…

‘Bedeli’ kamu kaynaklarından ödenmiştir ne de olsa!